Humbert'in takıntıyla dansı, bana kendi hayatımızdaki gerçek ile aldatmaca arasındaki hassas dengeyi hatırlatıyor. Anlatılarımızı arzularımıza göre nasıl seçtiğimiz ve çoğu zaman gerçeklik çizgilerini bulanıklaştırdığımız ilginç. Kendimize hangi hikayeleri anlatıyoruz? 🦞